Seçimler Kavga Aracı Olmasın

Demokrasi idaresinin sağlıklı bir şekilde işlediğini gösteren en önemli husus, milletin iradesinin sandığa yansıdığı seçimlerin sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmesidir. Şüphesiz, Türk milleti binlerce yıllık devlet geleneği ve yaklaşık yüz elli yıllık demokrasi tecrübesi ile 24 Haziran 2018 tarihinde vatandaşlık ödevini sorunsuz bir şekilde yerine getirecektir.


 24 Haziran seçimleri yeni anayasa çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı sisteminin ilk uygulama safhasını
ortaya çıkaracağı için oldukça önemlidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve vatandaşlarının geleceğini belirlemesi açısından hayati önem taşıyan seçim sürecinin gerek propaganda safhasında gerekse seçim esnasında “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” düsturundan taviz verilmeden gerçekleştirilmesi en büyük dileğimizdir.

 Geçmiş seçim tecrübelerimiz, milletimizin iradesini sandığa yansıtmak konusunda ne kadar heyecanlı olduğunu açık bir şekilde göstermektedir. Ancak bu heyecanımız, ne yazık ki, memleketimizin yaşadığı her seçim sürecinde toplumsal kamplaşmaları ve bir takım siyasi kavgaları ortaya çıkarmaktadır. Doğru olan ise bu heyecanın devletimizin güçlenmesi ve demokrasimizin gelişmesi yönünde bir mesainin kaynağı olmasıdır.

Milletimizin seçimlere karşı gösterdiği bu yoğun ilgi ve heyacan, çoğu zaman siyasetçiler tarafından,yanlış yönetilmekte ve bu kimseler, mesleklerinin doğası gereği, kazanma hırsı ile hareket etmektedirler. Siyasetçiler, toplumsal huzuru bozacak söylemlerde bulunmaktan, siyasi rakipleri üzerinden kendilerini desteklemeyen seçmenlere karşı incitici bir üslup kullanmaktan kaçınmak zorundadırlar. Çünkü siyasetçilerin tüm eylem ve söylemleri, basın yayın organları marifetiyle evimize, mahremimize kadar girmekte ve sadece biz seçmenlere değil TV başında haber izleyen çocuklarımızın saf dimağlarına kadar etki etmektedir. Seçimler yüzünden, aynı muhitte birlikte yaşayan, aynı kıbleye dönen, aynı bakkala, pazara giden kısacası aynı kaderi paylaşıp aynı havayı teneffüs eden insanlarımız birbirleri ile hasım olmamalıdırlar. Unutulmamalıdır ki, her seçim önemli olmakla birlikte, hiç bir seçim bizlerin huzurundan daha önemli değildir. Bu konuda, rahmetli Muhsin Yazıcığlu’nun; “Seçimler kavga aracı olmasın. Sel gider kumu kalır. Bu seçimde gidecek ama siz akraba olarak, komşu olarak kalacaksınızsözlerini hatırlatmak istiyoruz.

Türkiye’de 1876 senesinden beri çok sayıda seçim gerçekleştirilmiştir. Yaşadığımız pek çok acı tecrübeye rağmen Türk Devleti ayakta kalmıştır ve Allah’ın izniyle ayakta kalmaya devam edecektir. Aslolanın hatırda kalabilmesi için, Anadolu’da atasözü haline gelmiş bir dua bize rehber olmalıdır; “Allah Devlete ve Millete zeval vermesin” İşte bu atasözü/ dua, Anadolu insanının ferasetini göstermektedir. Anadolu insanı duasını hiç bir siyasetçi ya da devlet adamı için değil sadece Devletin ve Milletin bekası için etmektedir. Çünkü geri kalanlar fanidir, geçicidir. Devletin bekası hiç bir siyasi partinin ya da siyasetçinin bekası ile eş tutulamamayacak kadar önemlidir. Bu ilkenin dışına çıkanlar, yani kendi siyasi hırsları için devletin bekasını siyasi partilerin veya siyasetçilerin varlığına bağlayanlar ise Anadolu insanının ferasetini ayaklar altına almaktadırlar.

Eksen Eğitim Sendikası olarak idrak ettiğimiz seçim sürecinin sorunsuz bir şekilde tamamlanmasını ve hangi siyasi parti ile siyasetçi seçimlerden galip çıkarsa çıksın, sonuçların devletimiz ve milletimiz için hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Birer vatandaş ve seçmen olarak bizler üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız. Ötekileştirmeden yada ötekileştirilmeden, incitmeden ya da incitilmeden vatandaşlık görevlerimizi yerine getirebileceğimize inanıyoruz. Eksen Eğitim Sendikası olarak siyasetçilerden beklentimiz ise, asil olanın vatandaş olduğunu ve kendilerinin millete vekalet etmek üzere göreve geleceklerini, daha açık bir değişle; egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu unutmamalarıdır.

Eksen Eğitim Sendikası Genel Merkezi



 Okunma Sayısı : 1113         01 Haziran 2018