24 Nisan Yalanlarına Boyun Eğmeyeceğiz!

Türk milleti tarih boyunca hükmettiği topraklarda adaleti sağlamış ve egemenliği altında yaşayan farklı milletlere hoşgörü ile yaklaşmıştır. Şark Meselesi diye tabir edilen ve Batılı emperyalist devletlerin Anadolu’da ki Türk varlığını yok etmek üzere şekillendirdikleri politikaların bir sonucu olarak geçmişte yaşanan olaylar bugün Türk milletini kalkışmadığı bir eylemin faili gibi göstermektedir. Her sene 24 Nisan tarihinde, geçmişi hiçbir şekilde temiz olmayan ve varlıklarını gelişmemiş milletlerin kan ve gözyaşlarına borçlu olan emperyalist devletler, Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti’ne aynı iddialarla saldırmaktadırlar. Ne yazık ki iç kamuoyunda da insancıllık adına bu iddialara destek veren gafiller bulunmaktadır. Dahası, Hınçak ve Taşnak komiteciliğinin modern ve ne yazık ki yasal temsilcisi olan HDP’nin ithamlarına da aynı niyetle yaklaşılmaktadır.

I. Dünya savaşı öncesi ve sonrasında Anadolu’da yaşananlar, devletin bekasına kasteden isyanlardır. 24 Nisan 1915 tarihinde yaşananlar, iddia edildiği gibi bir soykırımın başlangıç tarihi değildir. Bu tarihte Hınçak ve Taşnak terör örgütlerine mensup 2345 kişi tutuklanarak hapsedilmişlerdir. Tehcir kanunu ise Mayıs ayında çıkarılmış olup Ermeni milletinin tamamına yönelik bir hareket olmamıştır. Sadece isyancı grupların ülke sınırları içinde yerlerinin değiştirilmesinden ibaret olan bu uygulama esnasında Osmanlı jandarmasının isyancı grupları koruduğu, savaş ekonomisi uygulayan ve iflas etmiş olan devletin yol boyunca hastaneler ve aşevleri kurarak insani bir gayret içinde olduğu da tarihi belgelerle sabittir. Bu noktada, Sovyet Rusya’nın masum Kırım Türklerine uyguladığı tehcir ile dönemin hükümetinin isyancı gruplara uyguladığı tehcir kıyaslanırsa ne demek istediğimiz anlaşılacaktır.

Ermeni meselesi, Türk milletini ve devletini uluslararası alanda köşeye sıkıştırmak için kullanılan siyasi bir argümandır. Öyle ki, Anadolu’da 1915 yılına kadar yaşayan Ermeni nüfusunun 1 milyon 300 bin civarında olduğu bilinmesine rağmen ısrarla Türk idarecilerin 1 buçuk milyon Ermeni vatandaşı katlettiği iddia edilebilmektedir. Ancak tarihi gerçeklerle bağdaşmayan tüm iddialar, vicdan sahibi kimseler tarafından akıl süzgecinden geçirilerek yapılacak okumalarla çürütülebilmektedir. Söz konusu Türk milleti olunca, yakın geçmişte Avrupa’da Ermeni terör örgütü Asala tarafından katledilen diplomatlarımızı ve vatandaşlarımızı görmezden gelen Batılı emperyalist devletlerden bu konuda adil bir yaklaşım beklemek gerçekçi bir yaklaşım değildir.

Türk gençliğinin, Şark meselesi başta olmak üzere emperyalist Batı’nın Türkiye ile ilgili geliştirdiği planları bilmesi bir zarurettir. Eğitim sistemimiz ne yazık ki bu konuda yeterli değildir. Gençlerimiz, sadece yüz yıl önce Anadolu’da ne yaşandığını bile tam olarak bilmemektedirler. Dahası günümüzde İstiklal Harbimiz bile siyasi nedenlerle tartışmaya açılmış vaziyettedir. Atatürk’ün de dediği gibi; “Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

Eksen Eğitim Sendikası olarak Türk milletinin bu haklı davasının savunucusu olmaya devam edeceğiz. Türk milleti geçmişte dünyayı yönettiği için de kimseden özür dilemeyeceğiz. Allah Türk milletine tekrar dünyayı yönetmeyi nasip etsin!

Hınçak, Taşnak ve Asala militanlarının döktüğü kanları unutmadık ve unutmayacağız. Şehitlerimizin aziz ruhları şad olsun!


 Okunma Sayısı : 892         24 Nisan 2021