MEMLEKET YANIYOR, ÖZGÜRLÜKLERİMİZ ELİMİZDEN ALINIYOR!

Covid 19 virüsü ve sebep olduğu salgın oldukça tehlikelidir. Ancak çare olarak öne sürülen kısıtlama ve dayatmalar Covid 19 ve salgınından daha tehlikeli bir hale gelmiştir. Bir buçuk yıldır gerçekleştirilen uygulamaların bu salgını kontrol etmekte yetersiz kaldığı görülmesine rağmen hala ekonomi başta olmak üzere toplumsal hayatın her zerresini olumsuz etkileyen uygulamalarda ısrar edilmesini doğru bulmuyoruz.

Kısıtlamalar ile başta 65 yaş üstü insanlarımız olmak üzere hepimizin hareket kabiliyeti yok edilmiş, bağışıklık sistemlerimiz zayıflatılmıştır. Sağlık sistemimiz bir belirsizliğe sürüklenmiş, dün faydalı diye insanlara verilen ilaçlar bugün zararlı diye toplatılır hale gelmiştir. Üstelik bunların kime nasıl zararlar verdiğinin muhasebesi yapılamamaktadır. Zaten yap-boz haline getirilen eğitim sistemimiz içinden çıkılmaz bir sorun yumağına dönüşmüş, öğrenciler arasında -ancak olmasını temenni edebildiğimiz-fırsat eşitliği hayal olmuştur. Hıfzıssıhha kanunu olmadığı şekillerde yorumlanarak Anayasa güvencesi altında olan temel hak ve özgürlüklerimiz elimizden alınmış, yine bu kanun marifetiyle uygulanan cezalar ekonomimizin can simidi haline getirilmiştir.

Esnafımız, zanaatkârımız, sanatçımız ve çiftçimiz perişan bir haldedir. İhtiyaç sahiplerine yapıldığı söylenen yardımlar, yaraya merhem olmamaktadır. Çaresiz durumdaki vatandaşlarımız, İBAN numarası yerine sorunlarını çözecek şekilde kendilerine uzatılacak yardım elini beklemektedirler. Bu konuda, Eksen Eğitim Sendikası olarak; devlet ihalelerinin sürekli kazananı olan şirket sahiplerini, kendilerini zengin eden memleketleri için bedel ödemeye davet ediyoruz!

Son dönemde aşılama çalışmaları etrafında gelişen tartışmaları da ibretle izliyoruz. Sabah kuşağı magazin programlarının ekran yüzü haline gelmiş profesörler, aşılamayı bir zorunluluk gibi pazarlamaktadırlar. Kendileri gibi düşünmeyenleri şarlatan ve hatta vatan haini olarak itham eden bu zevat, insanların sokak hayvanları gibi zorla aşılanmalarını savunmaktadırlar. Bilim, sorgu ve şüphe ile gelişen bir olgudur. Bu kimseler bilim adına dogmatizmin dalkavukluğunu yapmaktadırlar. Aşı olmak sağlık için nasıl bir hak ise, aşı olmayı istememekte bir haktır. Unutulmamalıdır ki; insan vücudunun dokunulmazlığı Anayasal bir haktır. Henüz Faz-III aşaması tamamlanmamış ve uzun vadede nasıl bir etkiye sebep olacağı belli olmayan aşıları dayatmak totaliter rejimlere mahsus bir harekettir.

Turizm firmalarının 50-100 Dolarlık tatil paketlerini satabilmeleri için evlerimize hapsedildiğimiz şu günlerde, Anayasal haklarımız üzerine düşünmemiz gerekmektedir. Eksen Eğitim Sendikası olarak, Türkiye’de “özgürlüğüme dokunamazsın” diyen bir muhalefet hareketinin olmadığını üzülerek görüyor ve bir STK olarak Devletimizi yöneten makamlardan şunları talep ediyoruz;

*Anayasal haklarımızı çiğneyen tüm yasak ve kısıtlamalara son verilmelidir.

* Arzu eden vatandaşlarımızın aşıya ulaşması sağlanmalı, aşı olmak istemeyen vatandaşlarımıza ise herhangi bir baskı yapılmamalıdır.

* Ülkemize turist çekebilmek adına, aşı pasaportu gibi baskıcı bir uygulamanın ismi dahi zikredilmemelidir.

* Salgının yeni varyantlarından korunmak için sokağa çıkma yasakları yerine yurt dışından girişler engellenmelidir.

* Ekonomik sıkıntı yaşayan tüm vatandaşlarımıza ihtiyaçlarına uygun şekilde yardım edilmelidir

* Kapanmalardan etkilenen esnafın vergi borcu başta olmak üzere devlete olan tüm borçları silinmelidir.

* Vatandaşlarımızın bağışıklık sistemlerini güçlendirecek gıda ve tıbbi malzemelere ücretsiz olarak ulaşmaları sağlanmalıdır.

* Salgın bir magazin malzemesi olmaktan çıkarılmalı, Anayasal haklar illa ki çiğnenecekse, Covid 19 döneminde ekran yüzü haline gelmiş ve halka korku aşılayan kimselere konu ile ilgili yayın yasağı getirilmelidir.

Özgürlük, insanların uzun süren savaşlar ile kazandığı bir kıymettir. Bu salgın nedeniyle tüm dünya histerik bir akıl tutulması altında, ne için faydalı olduğunu bile anlamadan özgürlüğünden vazgeçmiştir. Bir buçuk senenin sonunda anlaşılmıştır ki, sokağa çıkma yasakları başta olmak üzere insan hareketliliğini kısıtlayan hiçbir karar bu hastalığı önlemek için yeterli değildir. Bugün kendi arzumuzla sorunsuz teslim ettiğimiz özgürlüklerimizi yarın aynı şekilde geri kazanamayacağız! Eğitimci Kamu Çalışanları Sendikası olarak özgürlüklerimizi sonuna kadar savunacağımızı kamuoyuna saygılarımızla bildiririz.           

Eğitimci Kamu Çalışanları Sendikası Genel Merkezi



 Okunma Sayısı : 1136         12 Mayıs 2021