Yurtdışı öğretmenlik mi, kaçak işçilik mi? : Yurtdışı öğretmenlerin aşırı acıklı hikayesi

Yurtdışı öğretmenlik mi, kaçak işçilik mi? : Yurtdışı öğretmenlerin aşırı acıklı hikayesi

                2. Dünya Savaşı’nın ardından, resmi olarak on kişilik ilk Türk işçi kafilesi Almanya’ya ulaştığında, bugün sayıları milyonları bulan Türk nüfusun bu sayılara ulaşacağını elbet Almanlar da tahmin etmemişlerdir. Ve yine Avrupa’nın ve dünyanın dört bir tarafında yaşamakta olan diğer Türklerin de ona keza. Zaman içerisinde Türk Hükumetlerince orada yaşayan Türklerin asimile olmaması, kendi öz kültür, dil ve geleneklerini unutmamaları için devletlerarası anlaşmalar uyarınca öğretmenler gönderilmeye başlanmıştır. Uzun yıllardan beri, başta Avrupa olmak üzere dünyanın dört bir tarafına öğretmenler gönderilmektedir. "Asimilasyon değil entegrasyon" gibi bir de mottosu olan bu hareket, eksiğiyle fazlasıyla bugünlere kadar gelmiştir. Fakat bugün; eksiklikler artık göz ardı edilemeyecek raddeye gelmiş, öğretmenlerin eğitim faaliyetlerinden önce bireysel barınma, ulaşım, maaş gibi haklarında da ruh sağlıklarını zora sokacak sıkıntılarla yüz yüze gelmeye başladıkları bilinen bir gerçek halini almıştır. Durumu bir kaç örnekle açıklamaya çalışalım;

1- Vize sorunu: Bazı Avrupa ülkeleri nezdinde vize işlemleri çok uzun süreler almaktadır. Güz döneminde uyum süreçlerini  tamamlamış olarak  görev yerinde hazır bulunması gereken personel, her ne hikmetse bir türlü bürokratik ve diplomatik sorunların aşılamaması nedeniyle görev yerlerine vaktinde intikal edememektedirler.(Bkz. Almanya grubu)

Vaktinde intikal edebilenler de yine eğitim anlaşmalarında ortaya çıkan sorunlar nedeniyle çok kısa bir sürede geri dönme riskiyle karşı karşıya kalmaktadırlar. (Bkz. Belçika grubu)

2- Barınma sorunu: Barınma da çok önemli bir sorun olarak yurtdışı öğretmenlik görevine hak kazanan personelin önünde durmaktadır. Ev kiralama süreleri ayları bulabilmekte, öğretmenlerin ulaşım vb. hususlarda yaşadıkları mağduriyetler de katlanmaktadır. Bunun yanı sıra eşya vb. temini de ciddi bir ekonomik yük olarak öğretmenleri zorlamaktadır. Bu durum öğretmenlerin aile birliğinin korunması noktasında da ciddi sorunlar yaşamalarına yol açmaktadır.

3-Maaş sorunu: Özellikle Avrupa Bölgesi’nde başta İngiltere olmak üzere verilmekte olan maaşlar, o ülke şartlarının asgarisine denk gelmektedir. Bu da öğretmenlerin geçimlerini sağlama noktasında onları ciddi manada sıkıntıya sokmaktadır. Kira ücretleri, bulunulan ülkedeki ek vergi ve gider kalemleri bu sıkıntılı durumu pekiştirmektedir. Bunun yanı sıra, maaşların zamanında ödenmemesi de öğretmenleri ciddi manada zora sokmaktadır. Basit bir anketle bile bahsi geçen durumun tespiti kolaylıkla yapılabilecektir.(Bkz. Almanya grubu; aralık maaşlarının hala ödenememiş olması)

4-İtibar sorunu: ?

Öğretmenlerin yaşadıkları sorunları iletmede ve çözmede muhatap bulamadıkları, taleplerinde sıklıkla kale alınmama veya çözümsüzlükle karşılaştıkları müşahede edilmiştir. Bu da onların mesleki özgüven bunalımı yaşamalarına, kendilerini değersiz hissetmelerine  neden olmaktadır.

                Görülmektedir ki;  Yurtdışı Türkler gibi önemli bir konunun, bir tanesinin dahi feda edilemeyeceği ısrarla belirtilen vatandaşlarımızın eğitimi için gönderilen öğretmenlerin yaşadığı maddi ve manevi sıkıntılar ciddi boyutlara ulaşmıştır.

                Biz Eksen olarak, bu durumu kamuoyuyla paylaşmayı ve takipçisi olmayı bir borç biliyoruz. Derdimiz üyemiz olsun veya olmasın, öğretmenlerimizin itibarlarının ve sosyal haklarının  hem yurtiçinde hem de yurtdışında korunması gerektiğini hatırlatmak ve bunun takipçisi olmaktır. Dertlerine bir ses olabilmektir.

Kamuoyuna saygıyla duyururuz.

 

İsmail YILDIZ

EKSEN Eğitim Sen

Genel Teşkilatlandırma Sekreteri

 Okunma Sayısı : 7231     info@eksenegitim.org

Diğer Yazıları