İsmail Beşikçi ve Said Nursi Arasında Kürtler 1

Bu ülkede bölücülükle ilgili güvenlik üzerinden, istihbarat bilgileri üzerinden tartışmalar yapılmıştır. İstihbarat örgütlerinin bölücüleri dama taşı gibi nasıl kullandığı gazetelerde yazılmış, TV’lerde söylenmiş; ancak bölücülerin yazdıkları kitapların karşı tezleri reddiyeler maalesef yazılmamıştır.

Yirmi bir yıl önce rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun arkadaşlarının çıkardığı Gündüz gazetesinde “Bölücülüğün Bilimselliği(!)” başlıklı 2 bölümlü yazı yazdım. O yazıda anlattıklarımızı bu ülkenin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan kısmen dile getirdi. Bölücülüğün Bilimselliği makalesinde 21 yıl önce Musa Anter’in hatıralarında “Kürdlerin milli dini Zerdüştlüktür. Yezidilik İslam’dan üstündür, Eğer Ahiret varsa Arap Muhammed Kürtlere şefaat etmeyecektir Kürtlerin peygamberi Zerdüşt’ şefaat edecektir.” dediğini yazmıştık.

Türkiye’de boş zihinleri en fazla ifsad eden şey; temeli olmayan sloganik, sadece olayın bir kısım sonuçlarını anlatan, olayın nedenleri üzerinde hiç durmayan yazılardır. Sadece öfkeyi, kini, düşmanlığı körükleyen kitaplardır.

1990'ların başında arka arkaya İsmail Beşikçi’nin kitapları yayınlanmaya başlandı. Beşikçi, kritik etmeyen, düşünmeyen, bir olay neden, niçin meydana geldi sorusunu sormayan, sadece olayın sonucunu tek taraflı anlatan, nesillerin zihninde müthiş bozguncu ifadeler bırakana yazılar yazdı. Tek parti dönemini yıllarca ele alıp sadece tenkit eden hiç nedenden bahsetmeyen yöntemi bilimsellik oldu.

İsmail Beşikçi Avrupa’da aydın (!) özgürlük savaşçısı(!) olarak lanse edildi. Ermeniler ona Ermenistan’ın en büyük devlet ödülünü verdiler. Türkiye’nin en zeki en yüksek puan alan öğrencilerinin ancak kazanabildiği Boğaziçi Üniversitesi bile, İsmail Beşikçi’ye ödül verdi.

İsmail Beşikçi’nin, hapiste yattığına bakmayınız; bu onun için bir çile değil, çok zevk aldığı, sözde “tarihe inançları uğruna zindanlarda yatmış bir düşünce adamı olarak geçme” arzusunun tezahürüdür ve o bu durumdan da oldukça da memnundur..Çok tehlikeli bir fitne başıdır, İslam düşmanıdır. Basit  mevzuları tartışan yazarlarımız, çizerlerimiz Avrupa'dan Ermenistan'a kadar Türkiye aleyhtarı bütün siyasi teşekkülleri arkasına alan ve onlardan ödül alan, etkin bir nifakçı olan bu adamı hiç gündemde tutmamışlardır. İsmail Beşikçi bu ülkenin kabuk bağlayan yaralarını kaşımaktadır. Son 40 yılda ülke olarak PKK teröründen çektiğimiz acılarda onun çok büyük bir payı vardır.

Suriye'de Hafız Esat’ın, Kürtlere zulüm ettiğini söyleyen Beşikçi’ye  göre Hafız Esat Müslüman, olduğu için Kürtler İslam’dan kopmalıdır. Hâlbuki Hafız Esat asla bir Müslüman değildir. Malum Sadece Hama’da 30 bin Müslüman’ı öldürmüş biridir. Yine Hafız Esad Abdullah Öcalan’ı 18 sene ülkesinde barındırmıştır. Beşikçi Kürtlerin hakları söz konusu olduğunda İslam kardeşliğini ileri sürüyorlar, bunlara kanmayın, diyor.

İslam dindir; Türk, bir kavmin, bir milletin ismidir. Şimdi Türk diye bu ülkede Türkçe konuşan ateistleri Müslüman mı sayacağız? Kendisi Kuran’a hakaret eden bazı kişilere Türk diyor onun şahsında bütün Türkleri mahkûm ediyor. Peki namazla alay eden PKK militanlarının hareketi bütün Kürtleri bağlar mı? El cevap hayır.

Ama kabul edelim ki Beşikçinin görüşleri Kürtler arasında İslam birliğini ve kardeşliğini savunan Saidi Nursi’nin önüne geçmiştir.

İsmail Beşikçi'nin yaydığı nifak, yaptığı bölücülük, ırkçılık, Türkiye aleyhtarlığı mutlaka bilinmesi gerekiyor.  

 

(Devam edeceğiz...)

 Okunma Sayısı : 2258     info@eksenegitim.org

Diğer Yazıları